İspanya Dil Eğitimi Deneyimi – Simgenur Üstüntürk

0 Yorum

Selam ben Simge. Mütercim-Tercümanlık mezunu olarak İngilizce ile yetinmeyip başka bir dil daha öğrenmeye karar verdim ve arayışıma başladım. İngilizce ve nüfusu sebebiyle en çok konuşulan dil olan Çince den sonra gelen İspanyolca öğrenme fikri aklıma yattı. Ayrıca 3 sene önce Madrid’te yaptığım Erasmus’un tadı damağımda kalmış olacak ki artık dayanamayıp EduMap’te aldım soluğu. Amacım İspanyolcanın dil yapısını, kurallarını öğrenirken aynı zamanda öğrendiklerimi eş zamanlı olarak kullanmak olduğu için Sibel Hanım hem kriterlerime hem de bütçeme uygun okul seçenekleriyle önüme geldi. Okulun konumu, öğrenci yorumları, sınıfların durumu gibi detaylı bir incelemeden sonra birlikte bir okulda karar kıldık. Hafta içi her gün 3’er saatten oluşan Genel İspanyolca programına kaydoldum. Haftada 15 saat aslında çok gibi gözükse de hedefim kısa süre içinde ilerlemek ve bu dili kullanabilmek olduğu için bu programı seçmeye karar verdim. Sonrasında ise benden istenen belgeleri EduMap’e sunmak dışında başka hiçbir şey yapmadım. Gerçekten de oturup vizemin çıkmasını bekledim. Daha önce de New York deneyimimi yine EduMap ailesiyle hallettiğim için içim rahattı. Ve beklediğim gibi de oldu. İspanya’da dil eğitimi alma kararımı pandemi sürecinde almış ve işleri biraz zorlaştırmış olsam da bir ay içinde vizem çıktı ve ben Madrid’e doğru hazırlanmaya başladım.

 

Türkiye’nin Ankarası dedikleri bu şehir hiç de öyle değil. Daha önce burada yaşadığım için ev bulana kadar arkadaşlarımla kalmaya karar verdim ancak hem okulun hem EduMap in “host family” ya da öğrenci evleri seçenekleri olduğunu biliyordum. “Housing” konusu gerçekten en önemli noktalardan biri. Özellikle bir ülkeye, şehre ilk kez gideceğinizi ve buradaki yaşam alanınızı oluştururken birçok filtreden geçireceğiniz göz önünde bulundurulursa. O yüzden öncesinde beklentilerinizin, bütçenizin detaylı bir listesini yapıp danışmanlık alacağınız kişilerle paylaşmanız gerçekten çok önemli. Böylece alanında uzman kişiler tarafından doğru yönlendirilir ve konfor alanınızı bırakmış olmanın stresini aza indirirsiniz.

 

2 hafta içinde internet üzerinden çeşitli siteler aracılığıyla yaklaşık 5-6 ev gördükten sonra hayalimdeki evi buluyorum. Bu arada her şehirde ve ülkede en sık kullanılanları değişmekle birlikte Madrid’te Spotahome, Badi ve Idealista siteleri bu konuda başı çekiyor. Oldukça merkezi, okuluma 20 dakika yürüme mesafesi olan küçük balkonlu bir evi tutuyorum. Bu arada okulum da Madrid’in en büyük parklarından biri olan Parque del Retiro’dan 30 saniye yürüme mesafesi uzaklıkta. Evet 30 saniye, yani yolun tam karşısında. Böylece ders çıkışı parka gidip kafamı dinliyor ya da arkadaşlarımla piknik yapabiliyorum. Hayat gerçekten de çok keyifli!

 

Sadece 3 aylık kaydolduğum dil okulunda gelişimimi görüp hatta bu kadar kısa süre içinde yavaş da olsa İspanyolca konuşabildiğimi görünce aslında Türkiye’ye dönmek istemediğimi fark ediyorum. Vakit kaybetmeden Sibel Hanım’la iletişime geçip vizemi ve okulumu uzatmanın yolları üzerinde konuşuyoruz. Kursuma bir 7 ay daha devam etmek için gerekli işlemleri başlattıktan hemen sonra bu da yetmiyor ve Yüksek Lisans Programı arayışına giriyoruz yine Sibel Hanımla. Önümde uzun bir yol var biliyorum. Bu sürede İspanyolcamı rahatça konuşup kendimi ifade edebildiğim seviyeye ilerletip sonrasında da eğitimime master programlarıyla devam etmek istiyorum. Belki sonrasında da hayatıma burada devam edebilirim. Ama şimdilik dil okuluma odaklandım ve İspanyolcamı geliştirirken bir yandan da kendimi bu kültürün parçası hissetmek adına benim gibi yabancı öğrencilerden ziyade olabildiğince Madrid’in kendi insanıyla birlikte vakit geçirmeye çalışıyorum. Üstelik her ne kadar yavaş da olsa Madridlilerle iletişim kurabildiğimi görünce kendime olan özgüvenim de artıyor.